Mahkeme kararlarında 'kısa karar' (hüküm fıkrası) ile 'gerekçeli karar' arasında bir çelişki bulunmasının hukuki sonucu nedir? 10.04.1992 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı bu konuda neyi hükme bağlamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #245184

Duruşma sonunda tefhim edilen (yüze okunan) kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli karar arasında çelişki olması, çelişkinin giderilememesi veya gerekçeli kararın kısa karara uygun olmaması, mutlak bir temyiz (veya istinaf) sebebidir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 10.04.1992 tarih ve 7/4 sayılı kararı uyarınca, bu durumda başka bir yöne bakılmaksızın hükmün bozulması gerekir. Çünkü bu durum, mahkemenin hangi kararı esas aldığının belirsizleşmesine ve adil yargılanma hakkının ihlaline yol açar. Esas alınması gereken kısa karardır ve gerekçeli kararın bu kısa karara uygun olması zorunludur. (Kaynak: www.mesudebusrakucuk.av.tr/mahkeme-karar-turleri-ve-gerekceli-karar/)