Bir limited şirketin vergi borcunun tahsili amacıyla şirket ortağı veya kanuni temsilcisi sıfatıyla bir kişiye ödeme emri gönderilebilmesi için, vergi dairesinin öncelikle hangi usuli işlemi tamamlaması gerekmektedir? Danıştay 3. Dairesi'nin 2022/858 E. sayılı kararında bu ilke nasıl vurgulanmıştır?
6183 sayılı Kanun uyarınca, bir şirketin vergi borcundan dolayı kanuni temsilci veya ortak hakkında takip başlatılabilmesi için, öncelikle kamu alacağının asıl borçlu olan şirketten tahsil edilemeyeceğinin veya tahsil imkanının kalmadığının anlaşılması gerekir. Bu ilke 'takipte sıra' olarak da bilinir. Vergi dairesi, şirketin malvarlığı üzerinde haciz gibi yollarla alacağı tahsil etmeye çalışmalı, ancak bu yollar tükendiğinde veya sonuçsuz kaldığında kanuni temsilciye başvurmalıdır. Danıştay 3. Dairesi'nin 2022/858 E. sayılı kararında da bu ilke vurgulanarak, asıl borçlu şirketin mal varlığı (hacizli araçları) satılarak kamu alacağının tahsil edilip edilemeyeceği ortaya konulmadan, davacı kanuni temsilcinin takibinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/sirketin-vergi-borcu/)