Yargıtay, bir kişinin 'gerçekleşmesi muhakkak bir saldırıdan kurtulmak maksadıyla ve içinde bulunduğu şokun tesiriyle' ateş ettiği savunmasını yapması, ancak bu savunmasını doğrulayamaması ve eylemiyle ilgisiz kişilerin ölümüne yol açması durumunda, meşru savunma hükümlerinin uygulanmasını neden reddetmektedir?
Yargıtay bu durumda meşru savunma hükümlerini reddetmektedir çünkü; meşru savunmanın temel koşullarından olan 'saldırı ile savunma arasında orantı' ve 'savunmanın saldırıya ve saldırana yönelik olması' ilkeleri ihlal edilmiştir. Kalabalık bir ortamda, çevredekileri umursamadan rastgele ateş etmek, savunma amacını aşan, orantısız ve tehlikeli bir eylemdir. Bu eylem, bir savunma değil, öngörülebilir bir neticeye yol açan ve bu nedenle olası kastla işlenmiş bir suç olarak değerlendirilir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/mesru-savunmada-hata-iddiasinin-degerlendirilmesi/)