Yeminli Mali Müşavirler (YMM) adına, tasdik sözleşmesi imzaladıkları mükelleflerin vergi borçları nedeniyle ihtiyati tahakkuk veya ihtiyati haciz uygulanabilir mi? Vergi mahkemelerinin bu konudaki yaklaşımı nedir? (AATUHK md. 9, 13; 3568 S.K. md. 12) (or.av.tr/vergi-icra-hukukunda-haciz/)
6183 sayılı AATUHK'nın teminat isteme (md. 9) ve ihtiyati haciz (md. 13) hükümleri, henüz kesinleşmemiş veya vadesi gelmemiş kamu alacaklarının tahsilinin tehlikeye girmesi durumunda, alacağı güvence altına almak için uygulanan koruma tedbirleridir. Bu tedbirlerin asıl muhatabı, amme borçlusu olan vergi mükellefi veya (vergi kesintisi gibi durumlarda) vergi sorumlusudur. Yeminli Mali Müşavirler (YMM), 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca, yaptıkları tasdikten doğan vergilerden ve kesilecek cezalardan mükellefle birlikte müteselsilen sorumlu olabilirler. Ancak bu sorumluluk, genellikle vergi incelemesi ve tarhiyat sonucunda ortaya çıkar ve kesinleşir. Vergi mahkemeleri, YMM'nin müteselsil sorumluluğu henüz kesinleşmeden veya YMM'nin kendi şahsi bir vergi borcu bulunmadan, sadece tasdik ettikleri mükellefin vergi borçları nedeniyle (bu borçların tahsilinin tehlikede olduğu iddiasıyla) YMM'ler hakkında doğrudan ihtiyati tahakkuk veya ihtiyati haciz kararı uygulanmasını genellikle hukuka aykırı bulmaktadır. Gerekçe olarak, ihtiyati tedbirlerin asıl borçluya yöneltilmesi gerektiği, YMM'nin sorumluluğunun bu aşamada henüz doğmadığı veya şartlarının oluşmadığı gösterilmektedir. İptal kararları bu yönde yoğunlaşmaktadır.