İşe iade davası devam ederken işçinin kıdem, ihbar tazminatı gibi feshe bağlı alacakları için dava açması durumunda mahkemelerin ve Yargıtay'ın yaklaşımı nasıldır? İş sözleşmesinin askıda sayılmasının sonuçları nelerdir? (4857 S.K. md. 21) (vonahukuk.com/ise-iade-davasi-sonuclanmadan-sona-erdirmeye-bagli-alacaklarin-dava-yoluyla-talep-edilmesi/)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #242686

Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, işe iade davası açılması ve bu dava devam ettiği sürece, işverence yapılan ilk fesih askıda olup, iş sözleşmesi de askıda kabul edilir. Bu nedenle, işe iade davası kesinleşmeden ve işçinin işe başlatılıp başlatılmayacağı (işverenin işe başlatma veya başlatmama iradesi ortaya çıkmadan) ya da işçinin süresinde işe başvuru yapıp yapmayacağı belli olmadan önce, işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti gibi ilk feshe bağlı alacakları muaccel (istenebilir) hale gelmez. Bu sebeple, işe iade davası sonuçlanmadan açılan bu tür alacak davaları, hukuki yarar yokluğundan veya dava şartı olan muacceliyet koşulunun henüz gerçekleşmemiş olması nedeniyle usulden reddedilebilir. Eğer işçi işe iade davasını kazanır ve süresinde başvurmasına rağmen işveren işe başlatmazsa, iş sözleşmesi işverenin işe başlatmadığı tarihte feshedilmiş sayılır ve feshe bağlı alacaklar bu yeni fesih tarihine ve bu tarihteki ücrete göre hesaplanır. İşçi işe başlatılırsa, iş sözleşmesi kesintisiz devam etmiş sayılacağından, ilk feshe bağlı bu alacaklar zaten doğmamış olur. Uygulamada mahkemeler, bu tür alacak davalarını, işe iade davasının kesinleşmesini bekletici mesele yapabilmektedir.