Devlet memurunun, DMK m. 125/E-d uyarınca 'özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek' fiilini işlemesi durumunda, idarenin doğrudan çıkarma cezası vermesi zorunlu mudur, yoksa ölçülülük ilkesi gereği daha hafif bir ceza uygulama takdiri var mıdır?
Kanun metni, bu fiilin karşılığını 'devlet memurluğundan çıkarma' olarak belirlemiştir. Bu, idare için kural olarak bağlı bir yetkidir. Yani, fiil sübut bulduğunda idarenin vermesi gereken ceza çıkarma cezasıdır. Ancak, iki durumda bu kural esneyebilir: 1) DMK m. 125/3'teki 'bir derece hafif ceza uygulama' imkanı: Eğer memurun geçmiş hizmetleri olumlu ise ve ödül/başarı belgesi varsa, idare takdir yetkisini kullanarak bir alt ceza olan 'kademe ilerlemesinin durdurulması' cezasını uygulayabilir. 2) Yargısal Denetimde Ölçülülük: İdari yargı, istisnai durumlarda, fiilin işleniş biçimi, memurun kastının yoğunluğu, hizmete olan olumsuz etkisinin azlığı gibi nedenlerle, çıkarma cezasının 'ölçülülük ilkesine' aykırı olduğuna ve daha hafif bir cezanın yeterli olacağına karar verebilir. Ancak genel kural, bu fiilin yaptırımının çıkarma cezası olduğudur.