Bir PTT tebligat memurunun, tebligatı muhatabına bizzat teslim etmesi gerekirken, onun yerine sahte imza atarak tebligatı yapılmış gibi göstermesi eylemi, TCK m. 204 (resmi belgede sahtecilik) suçunu mu, yoksa TCK m. 257 (görevi kötüye kullanma) suçunu mu oluşturur? Yargıtay'ın bu konudaki eğilimini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24034

Bu eylem, her iki suçun da unsurlarını barındırmakla birlikte, Yargıtay'ın eğilimi, fiilin hangi kastla işlendiğine göre bir ayrım yapmaktır. Eğer failin temel amacı, belgeyi sahte olarak düzenleyerek muhatabın hak kaybına uğramasına veya bir başkasının haksız menfaat sağlamasına yönelikse, yani 'sahtecilik kastı' ön plandaysa, eylem TCK m. 204'teki suçu oluşturur. Ancak, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2016/2041 K. sayılı kararında olduğu gibi, eğer failin amacı sahtecilik yapmaktan ziyade, işini kolaylaştırmak, angaryadan kurtulmak gibi nedenlerle görevinin gerektirdiği usule aykırı davranmak ise, ve bu eylem sonucunda bir mağduriyet veya kamu zararı doğmuşsa, eylemin TCK m. 257 kapsamındaki görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilmektedir. Bu ayrımda, failin 'aldatma kastının' varlığı ve yoğunluğu belirleyici olmaktadır.