Görevi kötüye kullanma suçunda (TCK m. 257), objektif cezalandırılabilme şartlarından olan 'kişi mağduriyeti'nin oluşabilmesi için, mağdurun mutlaka bir 'gerçek kişi' mi olması gerekir? Bir şirketin veya derneğin bu suçun mağduru olması mümkün müdür?
Hayır, mağdurun mutlaka gerçek kişi olması gerekmez. TCK m. 257'deki 'kişilerin mağduriyeti' ifadesindeki 'kişi' kavramı, hem gerçek kişileri hem de tüzel kişileri (şirket, dernek, vakıf vb.) kapsayacak şekilde geniş yorumlanmalıdır. Örneğin, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı bir fiiliyle, bir şirketin ihaleye girmesini haksız yere engellemesi veya bir derneğin alması gereken bir ruhsatı keyfi olarak vermemesi, o tüzel kişilerin haklarını ihlal eder ve 'kişi mağduriyeti' unsurunu oluşturur. Bu durumda, ilgili şirket veya dernek, suçun mağduru sıfatıyla davaya katılma talebinde bulunabilir.