Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hükmedilecek vekalet ücreti, Hazineden alınarak doğrudan vekilin hesabına yatırılabilir mi, yoksa mutlaka sanığa mı ödenmelidir?
Yargıtay kararlarında hüküm fıkrası genellikle '...Hazineden alınarak sanığa verilmesine' şeklinde kurulur. Hukuken alacağın sahibi sanıktır. Ancak, avukatın vekaletnamesinde 'ahzu kabz' (tahsil etme) yetkisi varsa ve sanık da bu duruma muvafakat ediyorsa, pratikte ödemenin doğrudan vekilin hesabına yapılması mümkündür. Ayrıca, Avukatlık Kanunu m. 164/son fıkrası, 'Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir' hükmünü amirdir. Bu hüküm, vekalet ücretinin mülkiyetinin avukata ait olduğunu belirtir. Bu iki durum (CMK'daki giderin sanığa ait olması ve Avukatlık Kanunu'ndaki ücretin avukata ait olması) arasındaki çelişki doktrinde tartışmalı olsa da, uygulama genellikle Yargıtay kararlarındaki gibi 'sanığa ödenmesi' yönündedir, ancak fiiliyatta vekilin tahsil etmesine olanak tanınır.