Bir ceza davasında, sanığın eyleminin hem görevi kötüye kullanma (TCK m. 257) hem de hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK m. 155/2) suçlarını oluşturduğu iddia edilmektedir. Mahkeme hangi suçu esas alarak hüküm kurmalıdır? Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2017/4785 E. sayılı kararındaki yaklaşım nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #23996

Bu durumda mahkeme, eylemin bir bütün olarak değerlendirilerek hangi suçun unsurlarını daha ağır bastırdığına ve hangi suçun daha özel bir norm olduğuna bakmalıdır. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2017/4785 E. sayılı kararında, avukat olan sanığın dava açmak için aldığı parayla dava açmaması eylemi ele alınmıştır. Yargıtay, bu durumda sanığın aldığı masraf ve vekalet ücreti karşılığı dava açma yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve eylemin 'kül halinde' (bir bütün olarak) görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunu, ayrıca hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ceza verilmesinin bozma nedeni olduğunu belirtmiştir. Bu, avukatlık gibi kamu hizmeti niteliği taşıyan görevlerde, görevin gereklerine aykırı davranmanın daha özel ve baskın bir nitelik taşıyabileceğini gösterir. Ancak her somut olayın kendi özelliklerine göre değerlendirilmesi esastır.