Malpraktis (tıbbi uygulama hatası) davalarında, hem özel hastanenin (kurumsal sorumluluk) hem de tedaviyi yapan hekimin (kişisel sorumluluk) birlikte sorumlu tutulması (müteselsil sorumluluk), Türk Borçlar Kanunu'nun hangi maddelerine dayanır? Zararı gideren tarafın diğer sorumluya rücu hakkı nasıl düzenlenmiştir?
Malpraktis davalarında hem özel hastanenin hem de hekimin birlikte sorumlu tutulması, Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerine dayanır. Özellikle TBK md. 61, 'Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.' hükmünü içerir. Hekim, haksız fiili (TBK md. 49) veya sözleşmeye aykırılığı (TBK md. 112) nedeniyle sorumlu olurken, özel hastane de genellikle adam çalıştıranın sorumluluğu (TBK md. 66) veya kendi kusuru (organizasyon kusuru) nedeniyle sorumlu tutulabilir. Zararı gideren tarafın (örneğin hastanenin tamamını ödemesi halinde hekime) diğer sorumluya rücu hakkı ise TBK md. 62'ye göre belirlenir. Bu maddeye göre, müteselsil sorumlulardan her biri, kendi kusuruna ve durumun gereklerine göre zararın iç ilişkide ne kadarını yükleneceğini belirler. Birinin ödediği fazla kısım için diğerlerine rücu edebilir. (Kaynak: or.av.tr/malpraktis-tazminat-davasi/)