Türk Medeni Kanunu'na göre, 'olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple' 16 yaşını doldurmuş bir küçüğün evlenmesine izin verilmesi (TMK md. 124/2) için açılacak davada, hakimin takdir yetkisini kullanırken hangi unsurları dikkate alması beklenir? Sunulan örnek dilekçedeki 'mahalle dedikoduları' ve 'ailenin rahatsızlığı' gibi gerekçeler 'pek önemli sebep' olarak kabul edilebilir mi?
TMK md. 124/2 uyarınca 16 yaşını doldurmuş küçüğün evlenmesine izin davasında hakim, 'olağanüstü durum' ve 'pek önemli sebep' olup olmadığını takdir ederken çocuğun menfaatini, fiziksel ve ruhsal gelişimini, evliliğin getireceği sorumlulukları taşıyıp taşıyamayacağını, evlenmek istediği kişiyle olan ilişkisinin niteliğini ve evliliğin her iki taraf için de istenir olup olmadığını değerlendirir. Ana-baba veya vasinin görüşünü de alır. Örnek dilekçede belirtilen 'mahalle dedikoduları' ve 'ailenin rahatsızlığı' gibi gerekçeler, tek başlarına 'pek önemli sebep' olarak kabul edilmeyebilir. Ancak, bu dedikoduların çocuğun psikolojisini ciddi şekilde etkilemesi, eğitim hayatını olumsuz etkilemesi, aile içinde ciddi huzursuzluklara yol açması ve çocuğun evlilik dışı bir ilişkiden hamile kalması gibi daha somut ve ağır sonuçlarla birleştiğinde, hakim tarafından çocuğun menfaati de gözetilerek 'pek önemli sebep' olarak değerlendirilebilir. Hakimin takdiri geniştir ve her somut olayın özelliğine göre karar verilir. Yargıtay, genellikle gebelik durumunu önemli bir sebep olarak kabul etmektedir. (Kaynak: oner.av.tr/olagan-disi-evlenmeye-izin-davasi/)