Taksirle yaralama suçunda (TCK md. 89), 'arkadan çarpma' eylemi Karayolları Trafik Kanunu md. 84/d uyarınca 'asli kusur' sayılırken, bu durum ceza hukuku sorumluluğunu nasıl etkiler? Bilinçli taksirin varlığı halinde şikayet şartı aranır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #239903

Taksirle yaralama suçunda (TCK md. 89), failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucu bir başkasının yaralanması söz konusudur. Karayolları Trafik Kanunu md. 84/d'ye göre 'arkadan çarpma' asli kusur hallerinden biridir. Bu durum, ceza davasında taksirin varlığının ve kusur oranının belirlenmesinde önemli bir karine teşkil eder. Asli kusurlu sayılan sürücünün, kazanın meydana gelmesinde taksirli olduğu ve dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiği daha kolay kabul edilebilir. Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikâyete bağlıdır (TCK md. 89/5). Ancak, suçun bilinçli taksirle (failin neticeyi öngörmesine rağmen 'bir şey olmaz' düşüncesiyle hareket etmesi) işlenmesi halinde, birinci fıkra kapsamına giren (basit) yaralama hariç, şikâyet aranmaz. Yani, TCK md. 89/2, 3 ve 4'teki nitelikli haller bilinçli taksirle işlenirse re'sen takip edilir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/arkadan-carpma-sonucu-taksirle-yaralama/)