Kamulaştırmasız el atma kavramı 'fiili el atma' ve 'hukuki el atma' olarak nasıl ikiye ayrılır? İmar planında bir taşınmazın 'ilköğretim tesis alanı' olarak ayrılması ve uzun süre kamulaştırılmaması hangi tür el atmaya örnektir ve bu durumda mülkiyet sahibinin başvurabileceği hukuki yollar nelerdir?
Kamulaştırmasız el atma, idarenin özel mülkiyete konu bir taşınmaza kamulaştırma usullerine uymadan bedelsiz olarak el koymasıdır. Fiili el atma, idarenin taşınmaza fiziken müdahale etmesi, zilyetliğine geçirmesi veya üzerinde yapı inşa etmesidir (örneğin, tarlaya moloz dökülmesi). Hukuki el atma ise, idarenin fiili bir müdahalesi olmasa da, aldığı bir kararla (örneğin imar planı değişikliği) taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkını, malikin tasarruf yetkisini uzun süreli ve ciddi şekilde kısıtlamasıdır. Bir taşınmazın imar planında 'ilköğretim tesis alanı', 'park', 'yol' gibi kamu hizmetine ayrılması ve uzun yıllar (genellikle 5 yıl ve üzeri) kamulaştırılmaması veya takas gibi bir çözüm sunulmaması hukuki el atmaya örnektir. Bu durumda mülkiyet sahibi, 2942 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddesi ve Yargıtay HGK-K.2015/1773 gibi kararlar ışığında, idari yargıda tam yargı davası açarak taşınmazın bedelinin ödenmesini veya uzlaşma yoluna gidilmesini talep edebilir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/kamulastirmasiz-el-atma/)