Kadastro davalarında, tapuda kayıtlı bir taşınmazın tespiti sırasında kayıt sahibi veya mirasçılarından başkasının zilyet bulunması halinde, zilyet adına tespit yapılabilmesinin şartları 3402 sayılı Kadastro Kanunu md. 13/B-b'ye göre nelerdir? Noter tarafından düzenlenen satış vaadi senedi bu süreçte nasıl bir rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #239857

3402 sayılı Kadastro Kanunu md. 13/B-b'ye göre, tapuda kayıtlı bir taşınmazda kayıt sahibi veya mirasçılarından başkası zilyet bulunuyorsa, zilyet adına tespit yapılabilmesi için şu şartların bir arada bulunması gerekir: 1) Zilyedin, taşınmaz malı kayıt malikinden veya mirasçılarından veya mümessillerinden tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini onların beyanı, herhangi bir belge (örneğin adi senet, satış vaadi senedi) veya bilirkişi veyahut tanık sözleriyle ispat etmesi, VE 2) Ayrıca en az on yıl müddetle çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet bulunması. Kanun, noter tarafından tespit ve tevsik edilen muvafakat beyanının veya düzenlenen satış vaadi senedinin, teknisyen huzurunda yapılmış muvafakat sayılacağını da belirtmektedir. Bu, noterlikçe düzenlenen satış vaadi senedini zilyedin iktisabını gösteren güçlü bir delil haline getirir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/kadastro-davalarinda-kesif-yapilmasi/)