Anayasa Mahkemesi, konkordato sürecinde borçlunun İİK md. 297'de sayılan bazı tasarrufları yapabilmesi için mahkemenin alacaklılar kurulunun muvafakatini almasını zorunlu kılan kuralı (İİK md. 297/2, 'mahkeme, izni vermeden önce alacaklılar kurulunun muvafakatini almak zorundadır' kısmı) hangi gerekçelerle Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir? Bu iptal kararının mülkiyet hakkı ve mahkemelerin bağımsızlığı ilkesi açısından önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #239848

Anayasa Mahkemesi, İİK md. 297/2'de yer alan ve mahkemenin borçlunun belirli tasarruflarına (rehin tesisi, kefalet, ivazsız tasarruflar, önemli taşınmaz/taşınır devri vb.) izin vermeden önce alacaklılar kurulunun muvafakatini almasını zorunlu kılan hükmü Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir. İptal gerekçeleri özetle şunlardır: Kural, alacaklılar kurulunun muvafakat etmemesi hâlinde mahkemenin borçlunun tasarruf yetkisini kullanması yönünde karar vermesini imkânsız hale getirmekte, mahkemeye herhangi bir takdir alanı bırakmamaktadır. Bu durum, tarafların (borçlu ve alacaklılar) menfaatleri arasında adil bir denge kurulmasını engelleyebilir ve borçlu aleyhine ölçüsüz sonuçlar doğurabilir. Mahkemeyi takdir yetkisinden mahrum bırakmak, devletin mülkiyet hakkını koruma yönündeki pozitif yükümlülükleriyle bağdaşmaz. Alacaklılar kurulunun kararının denetime tabi olmaması ve hakime takdir yetkisi verilmemesi, mülkiyet hakkına ölçüsüz bir müdahale teşkil edebilir ve mahkemelerin karar verme yetkisini sınırlayarak bağımsızlık ilkesiyle de dolaylı olarak çelişebilir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/alacaklilar-kurulunun-muvafakati/)