Bir ceza davasında, sanık müdafiinin birden fazla celseye mazeretsiz olarak katılmaması nedeniyle, mahkemenin bu müdafiin yokluğunda yargılamaya devam edip hüküm kurması, savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir mi?
Bu durum, sanığın başka bir müdafii olup olmadığına veya yeni bir müdafii talebinde bulunup bulunmadığına göre değişir. Eğer sanığın tek müdafii mazeretsiz olarak duruşmalara katılmıyorsa, mahkemenin sanığa yeni bir müdafii seçmesi için süre vermesi veya istemi halinde barodan zorunlu müdafii görevlendirilmesini talep etmesi gerekir. Sanığı savunmasız bırakarak yargılamaya devam edip hüküm kurmak, savunma hakkının (AİHS m. 6, Anayasa m. 36) ağır bir ihlalidir ve mutlak bir bozma sebebidir. Ancak, eğer sanık bizzat duruşmada hazırsa ve savunmasını kendisi yapabilecek durumdaysa veya müdafiin katılmamasının yargılamayı sürüncemede bırakma amacı taşıdığına dair somut veriler varsa, mahkemenin takdiri daha farklı olabilir. Genel kural, sanığın hiçbir şekilde savunmasız bırakılamamasıdır.