Bir boşanma davasında, davacının tamamen kusurlu olması ve davalı eşin kusursuz olup boşanmak istememesi durumunda mahkemenin vereceği karar ne olur? Boşanma davalarında 'delil' sunmanın ve 'kusur' ispatının önemi nedir?
Boşanma davasını açan eşin (davacı) tamamen kusurlu olduğu, diğer eşin (davalı) ise hiç kusurunun bulunmadığı ve boşanmaya da rıza göstermediği durumlarda, mahkeme kural olarak boşanma talebini reddeder. Zira, kimse kendi kusuruna dayanarak hak elde edemez prensibi geçerlidir. Boşanma davasının kabul edilebilmesi için ya davalının kusurlu olduğunun ya da en azından davacının daha az kusurlu olduğunun ispatlanması gerekir (TMK md. 166). Boşanma davalarında delil sunmak ve sunulan delillerle karşı tarafın kusurunu veya kendi kusursuzluğunu/daha az kusurlu olduğunu ispat etmek hayati önem taşır. İddialar kanıtlanamazsa veya davacının iddia ettiği boşanma sebebi (örneğin, zina, terk, şiddetli geçimsizlik) ispatlanamazsa, mahkeme yine boşanma talebini reddedebilir. Kusurun ispatı, boşanmanın yanı sıra nafaka, tazminat gibi fer'i talepler açısından da belirleyicidir. (Kaynak: or.av.tr/hangi-durumlarda-bosanma-olmaaz/)