Devlet memurunun, 'amirine fiili tecavüzde bulunmak' (DMK m. 125/E-f) fiili nedeniyle memuriyetten çıkarılabilmesi için, bu fiilin ceza hukuku anlamında 'kasten yaralama' suçunu oluşturması ve bu suçtan mahkum olması şart mıdır?
Hayır, şart değildir. Disiplin hukuku ile ceza hukuku birbirinden bağımsızdır. 'Fiili tecavüz' kavramı, ceza hukukundaki 'kasten yaralama'dan daha geniş yorumlanabilir. Ceza hukuku anlamında yaralama suçunun unsurları (örn. tıbbi müdahale gerektiren bir sonuç) oluşmasa bile, amire yönelik itme, tartaklama, yakasından tutma gibi onur kırıcı ve fiziki müdahale içeren her türlü saldırgan eylem, disiplin hukuku açısından 'fiili tecavüz' olarak kabul edilebilir. İdarenin bu fiil nedeniyle çıkarma cezası vermesi için, memurun ceza mahkemesinde kasten yaralamadan mahkum olmasını beklemesi gerekmez. Hatta memur bu suçtan beraat etse bile, fiilin kendisi memuriyet vakarı ve hiyerarşik düzenle bağdaşmadığı için disiplin cezasına konu olabilir.