Bir hukuk davasında alınan bilirkişi raporuna itiraz edilmemesinin, 'usuli kazanılmış hak' kavramı çerçevesinde davaya etkisi nedir? Anayasa Mahkemesi'nin, bu durumun 'mahkemeye erişim hakkı'nı ihlal edebileceğine dair değerlendirmesinin (Zülküf Arslan Hukuk Bürosu web sitesindeki AYM kararı özeti) temel gerekçeleri nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #239724

Usuli kazanılmış hak, bir mahkeme kararının veya tarafların belirli usuli işlemleri yapmamasının (örneğin itiraz etmemesi), o usuli durum lehine olan taraf için bir hak doğurması ve aleyhine olan taraf için de bu duruma katlanma yükümlülüğü getirmesidir. Bir bilirkişi raporuna süresinde itiraz edilmemesi, rapordaki tespitlerin itiraz etmeyen taraf aleyhine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği şeklinde yorumlanabilir. Ancak, Anayasa Mahkemesi'nin özetlenen kararında (Başvurucular S.Ö. mirasçıları), ilk bilirkişi raporuna davacıların itiraz etmemesi nedeniyle davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu kabul edilerek, daha sonra alınan ve davacılar lehine daha yüksek zarar hesaplayan ek bilirkişi raporunun hükme esas alınmaması eleştirilmiştir. AYM, olgusal olarak tespit edilen zararın salt usule ilişkin sebeplerle karşılanmamasının, başvurucuların gerçekte maddi hukuka göre sahip oldukları haklarının bizzat yargı kararıyla ortadan kaldırılması sonucunu doğurduğunu ve alacaklarını tam olarak talep etme imkânından yoksun bıraktığını belirtmiştir. Bu durumun, başvuruculara şahsi olarak ağır ve orantısız bir külfet yüklediği ve mahkemeye erişim hakkını ölçüsüz bir şekilde ihlal ettiği sonucuna varılmıştır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/bilirkisi-raporuna-itiraz-edilmemesi/)