Eziyet suçu (TCK m. 96) ile kötü muamele suçu (TCK m. 232) arasındaki temel fark, eylemlerin işleniş biçimi ve sürekliliği açısından nedir? (Yargıtay 8. CD, 2018/11874 E. kararındaki madde gerekçesine atıfla)
Eziyet suçu (TCK m. 96), bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışların sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde, süreklilik arz eder bir tarzda işlenmesini gerektirir. Eziyetin özelliği, kişinin psikolojisi ve ruh sağlığı üzerindeki tahrip edici ve uzun süreli etkileridir. Kötü muamele (TCK m. 232) ise, genellikle daha ani, münferit veya sistematik olmayan, ancak yine de merhamet ve şefkatle bağdaşmayan onur kırıcı fiilleri kapsar. Eziyet, kötü muamelenin daha yoğunlaşmış, planlı ve sürekli bir şeklidir. (Kaynak: www.mesudebusrakucuk.av.tr/kotu-muamele-sucu-yargitay-karari-tck-madde-232/)