Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren 'siyasi partiye girmek' fiili (DMK m. 125/E-c) için, memurun partiye resmi olarak üye kaydının yapılması şart mıdır? Memurun bir siyasi partinin faaliyetlerine aktif olarak katılması, parti toplantılarında yer alması bu suçu oluşturur mu?
Kanun metni 'siyasi partiye girmek' ifadesini kullanmaktadır, bu da genellikle resmi üyelik kaydını gerektirir. Disiplin hukukunda 'tipiklik' ilkesi gereği, fiilin kanundaki tanıma tam olarak uyması esastır. Bu nedenle, sadece bir partinin faaliyetlerine katılmak veya sempati duymak, tek başına 'partiye girme' olarak yorumlanamaz ve çıkarma cezası için yeterli değildir. Ancak, memurun eylemleri, partinin bir üyesi gibi hareket ettiğini, parti hiyerarşisi içinde görev aldığını veya parti adına propaganda yaptığını açıkça gösteriyorsa, bu durum idare tarafından 'eylemli olarak partiye girme' olarak yorumlanabilir. Bununla birlikte, bu tür bir yorum, kanunilik ilkesi sınırlarında kalmalı ve şüpheye yer bırakmayacak delillerle ispatlanmalıdır. Danıştay, genellikle resmi üyelik kaydını arama eğilimindedir.