TCK m. 257/2'de düzenlenen 'ihmali davranışla görevi kötüye kullanma' suçunun manevi unsuru nedir? Kamu görevlisinin dalgınlık, unutkanlık veya aşırı iş yükü gibi nedenlerle görevini geciktirmesi bu suçu oluşturur mu?
TCK m. 257/2'deki suç, taksirle işlenebilen bir suç değildir; 'kasten' işlenmesi gerekir. Suçun manevi unsurunun oluşması için, kamu görevlisinin, yapması gereken bir işi olduğunu bilmesine ve bunu yapma imkanına sahip olmasına rağmen, bilerek ve isteyerek yapmaması (ihmal etmesi) veya geciktirmesi gerekir. Dalgınlık, unutkanlık, hata veya objektif olarak katlanılamayacak düzeydeki bir aşırı iş yükü gibi nedenlerle meydana gelen gecikmelerde, failin 'kasıtlı' bir ihmalinden söz edilemez. Bu gibi durumlarda, suçun manevi unsuru oluşmadığı için görevi kötüye kullanma suçu meydana gelmez. Ancak bu durum, memurun disiplin sorumluluğunu ortadan kaldırmayabilir.