Bir kamu görevlisinin, kanuna aykırı bir işlem yaparken 'amirinin emrini' yerine getirdiğini savunması, TCK m. 257 (görevi kötüye kullanma) suçu açısından bir hukuka uygunluk nedeni (TCK m. 24) teşkil eder mi?
Bu durum, TCK m. 24/2'deki 'kanunsuz emir' kuralları çerçevesinde değerlendirilir. Kural olarak, amirin verdiği emir hukuka uygunsa, memurun bu emri yerine getirmesi görevidir ve suç oluşturmaz. Ancak, eğer amirin verdiği emir 'konusu suç teşkil eden' bir emir ise, memurun bu emri yerine getirme yükümlülüğü yoktur ve yerine getirirse hem emri veren amir hem de emri yerine getiren memur sorumlu olur. Eğer emir, konusu suç teşkil etmemekle birlikte 'kanuna aykırı' ise, memur bu emri yerine getirmez ve aykırılığı amirine bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve yazılı olarak yenilerse, memur emri yerine getirmek zorunda kalır ve bu durumda sorumlu olmaz. Dolayısıyla, görevi kötüye kullanma suçunda, eğer memur konusu suç teşkil etmeyen ancak kanuna aykırı olan bir emri, amirinin yazılı ısrarı üzerine yerine getirmişse, bu durum kendisi için bir hukuka uygunluk nedeni teşkil edebilir. Ancak emrin konusu açıkça bir suçsa (rüşvet, zimmet vb.) bu savunma geçerli olmaz.