Bir davanın, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle Yargıtay'da temyiz edilememesi, Anayasa'da güvence altına alınan 'hak arama hürriyeti'ne (Anayasa m. 36) aykırılık teşkil eder mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #23950

Hayır, teşkil etmez. Anayasa Mahkemesi ve AİHM'nin yerleşik içtihatlarına göre, hak arama hürriyeti mutlak bir hak olmayıp, kanunla belirli sınırlamalara tabi tutulabilir. Kanun yollarına başvuru için parasal sınırlar getirilmesi, 'mahkemeye erişim hakkı'na bir müdahale olsa da, bu müdahalenin meşru bir amacı (yargının iş yükünü hafifleterek daha önemli davalara odaklanmasını sağlamak, usul ekonomisi) varsa ve bu amaçla orantılı ise hak ihlali oluşturmaz. Türkiye'deki sistemde, bir dava ilk derece mahkemesi ve istinaf (bölge adliye mahkemesi) olmak üzere zaten iki dereceli bir denetimden geçmektedir. Kanun koyucunun, belirli bir meblağın altındaki uyuşmazlıklar için bu iki dereceli denetimi yeterli görerek üçüncü bir denetim yolu olan temyizi kapatması, orantılı ve meşru bir sınırlama olarak kabul edilmektedir.