TCK m. 257 (görevi kötüye kullanma) suçunda, kamu görevlisinin fiilinin kanun, yönetmelik veya talimatlara aykırı olması yeterli midir, yoksa bu aykırılığın aynı zamanda bir hak ihlaline yol açması mı gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #23937

Fiilin sadece mevzuata (kanun, yönetmelik, talimat) aykırı olması TCK m. 257'nin uygulanması için yeterli değildir. Bu, disiplin hukuku açısından bir sorumluluk doğurabilir, ancak ceza hukuku sorumluluğu için yeterli değildir. TCK m. 257, bir 'torba suç' olarak her türlü usulsüzlüğü cezalandırmayı amaçlamaz. Suçun oluşması için, bu norma aykırı davranışın sonucunda kanunda sayılan üç neticeden birinin ('kişilerin mağduriyeti', 'kamunun zararı' veya 'kişilere haksız menfaat sağlama') gerçekleşmesi zorunludur. Yani, mevzuata aykırı fiil ile somut bir hak ihlali veya haksız sonuç arasında bir illiyet bağı kurulmalıdır. Bu sonuçlar doğmamışsa, fiil ne kadar usulsüz olursa olsun, TCK m. 257 kapsamında görevi kötüye kullanma suçu oluşmaz.