Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller, 657 sayılı DMK m. 125'te tek tek sayılmıştır. Buna rağmen, aynı maddenin dördüncü fıkrası, 'maddede sayılan fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verileceğini' hükme bağlamıştır. Bu hükmün 'suç ve cezada kanunilik' ilkesi karşısındaki durumunu ve idari yargı denetimindeki önemini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #23926

Bu hüküm, idareye kanunda açıkça tanımlanmamış fiiller için kıyas yoluyla ceza verme yetkisi tanıdığı için, Anayasa'nın 38. maddesinde ve TCK'nın 2. maddesinde güvence altına alınan 'suç ve cezada kanunilik' (belirlilik, öngörülebilirlik, kıyas yasağı) ilkesiyle açıkça çelişmektedir. Bir hukuk devletinde, özellikle memuriyetten çıkarma gibi en ağır yaptırımı gerektiren fiillerin kanunda açık ve net bir şekilde tanımlanması esastır. Bu hükmün idari yargı denetimindeki önemi şudur: İdare bu maddeye dayanarak bir çıkarma cezası verdiğinde, idare mahkemesi, idarenin kıyas yaptığı eylem ile kanunda sayılan fiil arasında 'nitelik ve ağırlık' itibarıyla gerçekten bir benzerlik olup olmadığını denetler. İdarenin bu konudaki takdir yetkisi sınırsız değildir. Mahkeme, kıyasın zorlama, orantısız veya kanunun ruhuna aykırı olduğu kanaatine varırsa, bu gerekçeyle verilen çıkarma cezasını iptal edebilir. Bu hüküm, idarenin keyfi uygulamalarına kapı aralayabilecek nitelikte olduğu için yargısal denetimde titizlikle ele alınır.