Kamu görevlisi olan failin, görevinin gereklerine aykırı hareketinin 'kamunun zararına' neden olup olmadığını belirlerken, 'kamuya duyulan güvenin sarsılması' gibi soyut bir zarar yeterli midir, yoksa somut bir ekonomik zarar mı aranmalıdır? YCGK-K.2015/192 kararını referans alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #23919

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre (örn: K.2015/192), TCK m. 257'deki 'kamu zararı' unsuru için, 'kamuya duyulan güvenin sarsılması' veya 'zarara uğrama ihtimalinin ortaya çıkması' gibi soyut ve dolaylı zararlar yeterli değildir. Kanun, somut, ölçülebilir ve 'ekonomik' bir zararın varlığını aramaktadır. Bu zarar, kamu kaynağında bir eksilmeye veya artışa engel olunması şeklinde ortaya çıkmalıdır. Örneğin, bir malın piyasa rayicinden daha yüksek bir fiyata alınması somut bir kamu zararıdır. Ancak, bir memurun sadece usule aykırı bir işlem yapması, eğer bu işlem somut bir mali kayba yol açmamışsa, 'kamu zararı' unsurunun oluştuğu kabul edilemez. Hâkimin, her olayda nesnel ölçülere göre ekonomik bir zararın varlığını araştırması gerekir.