Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-a maddesinde düzenlenen 'dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle nitelikli dolandırıcılık' suçunun oluşabilmesi için dinin nasıl bir araç olarak kullanılması gerekir? Bu suçun cezası nedir ve hangi mahkeme görevlidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #239092

TCK md. 158/1-a'da düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle işlenmesi halinde, dinin bir aldatma aracı olarak kullanılması gerekir. Yani, failin, mağdurun dini inanç ve duygularını, kutsal saydığı değerleri (kitap, peygamber, ibadet şekilleri, dua, büyü, muska vb.) kullanarak hileli davranışlarla onu aldatması ve bu suretle kendisine veya başkasına haksız bir çıkar sağlaması gerekmektedir. Din, mağduru kandırmak ve iradesini sakatlamak için bir vasıta olarak kullanılmalıdır. Bu suçun cezası, TCK md. 158/1'e göre, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıdır (metinde 4-10 yıl olarak belirtilmiş, TCK'nın güncel haline bakılmalı, ancak temel mantık nitelikli hal olması). Eğer suç, TCK md. 158/2'deki gibi üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse cezalar ayrıca artırılır. Bu suça ilişkin yargılama Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılır. (Kaynak: avmehmetgenc.com/dinin-istismar-edilmesi-suretiyle-nitelikli-dolandiricilik-sucu-ve-cezasi, TCK md. 158/1-a)