Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) madde 76 ve 77 uyarınca, bir suça ilişkin delil elde etmek amacıyla mağdurun vücudu üzerinde dış veya iç beden muayenesi yapılabilmesi veya vücudundan örnek alınabilmesi için kural olarak kimin kararı gerekir? Mağdurun rızasının varlığı bu süreci nasıl etkiler? Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2012/1955 E. sayılı kararı bu konuda ne belirtmiştir?
CMK madde 76/1'e göre, bir suça ilişkin delil elde etmek amacıyla, mağdurun vücudu üzerinde (sağlığını tehlikeye düşürmemek ve cerrahi bir müdahalede bulunmamak koşuluyla) dış veya iç beden muayenesi yapılabilmesine veya vücudundan kan, saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilmesine; Cumhuriyet savcısının istemiyle ya da re'sen hâkim veya mahkeme, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilebilir. Cumhuriyet savcısının kararı, yirmi dört saat içinde hâkim veya mahkemenin onayına sunulur; onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz. Ancak, CMK madde 76/2'ye göre, mağdurun rızasının varlığı halinde, bu işlemlerin yapılabilmesi için birinci fıkra hükmüne göre (yani hâkim/mahkeme veya savcı kararı) karar alınmasına gerek yoktur. Yani mağdurun rızası varsa, bu işlemler karar alınmaksızın yapılabilir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi E:2012/1955, K:2012/4351 sayılı kararında ise, CMK md. 76/1 ve 76/2 birlikte değerlendirildiğinde, mağdurun rızası aranmaksızın (yani rıza yoksa veya rıza alınamıyorsa) vücudu üzerinde suç delillerinin tespiti amacıyla muayene kararı verilebileceği (md. 76/1'deki usulle) gözetilmelidir. Yani, rıza yoksa zorunlu muayene kararı alınabilir. Kararda, mağdurun rızası olmadan muayene yapılamayacağı yönündeki bir alt mahkeme kararının bozulması gerektiği ifade edilmiştir. CMK md. 77 ise kadının muayenesinin, istemi halinde ve olanaklar elverdiğinde bir kadın hekim tarafından yapılacağını düzenler. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-77-madde-cmk/, CMK md. 76, md. 77, Yargıtay 14. C.D. E:2012/1955, K:2012/4351)