Açıklama kısmında 'borç olarak gönderildiği' belirtilmeyen bir banka havalesinin hukuki niteliği Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre nedir? Bu tür bir havale ile gönderilen paranın iadesini isteyen davacının (parayı gönderenin) ispat yükümlülüğü kime aittir ve bu ispat hangi delillerle sağlanabilir (delil başlangıcı, tanık, yemin)?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #239075

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, açıklama kısmında 'borç olarak gönderildiği' veya benzeri bir şerh bulunmayan, yani açıklamasız olarak yapılan banka havalesiyle gönderilen paranın, kural olarak bir borcun ödenmesi amacıyla (ifa amacıyla) gönderildiği karine olarak kabul edilir. Yani, gönderilen paranın mevcut bir borca mahsuben yapıldığı varsayılır. Bu durumda, açıklamasız gönderilen paranın iadesini (örneğin, ödünç verildiği iddiasıyla) isteyen davacı, yani parayı gönderen kişi, bu paranın bir borç ödemesi olmadığını, aksine geri alınmak üzere (örneğin ödünç, avans vb. bir sebeple) gönderildiğini ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü davacıdadır. Bu ispat çeşitli delillerle sağlanabilir: - Yazılı Delil: Taraflar arasında yapılmış bir borç sözleşmesi, yazışmalar (SMS, e-posta, WhatsApp mesajları gibi iletişim kayıtları – ancak bunların delil değeri ve usulüne uygun sunulması önemlidir) delil olabilir. - Delil Başlangıcı ve Tanık: HMK md. 202'ye göre, senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde (belirli bir miktarın üzerindeki hukuki işlemler) eğer bir delil başlangıcı (iddia edilen hukuki işlemi muhtemel gösteren ve karşı taraftan sadır olmuş belge) varsa, tanık dinlenebilir. Banka dekontu tek başına delil başlangıcı sayılmayabilir, ancak diğer yazışmalarla desteklenirse tanık dinletilebilir. - Yemin: Diğer delillerle ispat edilemeyen durumlarda, davacı taraf davalıya yemin teklif edebilir (HMK md. 225 vd.). Yemin, kesin delillerdendir. (Kaynak: www.mesudebusrakucuk.av.tr/banka-havalesi-yoluyla-gonderilen-para/)