Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2011/10723 E. sayılı kararında, tapulu bir taşınmazın haricen (resmi şekle uyulmadan) satın alınmasının mülkiyet hakkı açısından sonucu nedir? Bu tür bir harici satışın, taşınmazı kullanan alıcıya Borçlar Kanunu ve İçtihadı Birleştirme Kararı (1940 tarih, 2/77 sayılı) uyarınca sağladığı haklar (özellikle alıkoyma/hapis hakkı) nelerdir?
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2011/10723 E., 2011/13497 K. sayılı kararına göre, Türk Medeni Kanunu (TMK) md. 706, Borçlar Kanunu (eski BK, yeni TBK) md. 213 (yeni TBK md. 237) ve Tapu Kanunu md. 26 uyarınca taşınmazların alım satımları resmi şekilde (tapu sicil müdürlüğünde) yapılmadıkça, harici (adi yazılı veya sözlü) satın alma mülkiyetin geçişini sağlamaz ve alıcıya mülkiyetten kaynaklanan bir hak bahşetmez. Ancak, bu tür bir harici satış, TMK md. 994 (iyiniyetli zilyedin zorunlu ve faydalı masrafları talep hakkı) ve özellikle 07.10.1953 tarihli (metinde 1940 olarak geçmiş ancak yaygın bilinen 1953'tür, kontrol edilmeli) 8/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı (veya atıf yapılan 1940 tarihli 2/77 sayılı İBK) uyarınca, taşınmazı kullanma yönünden bazı haklar doğurabilir. Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşme (eski BK md. 61-66, yeni TBK md. 77-82) ve özellikle ödenen satış bedelinin iadesi (eski BK md. 81, yeni TBK md. 117 vd.) hükümleri gereğince, harici satış bedeli satın alana ödenmedikçe, satış bedeli üzerinden satın alana kişisel bir alacak hakkı sağlar. Bu kişisel alacak hakkı, Yargıtay içtihatlarına göre alıcıya, ödediği bedel kendisine iade edilinceye kadar taşınmazı elinde tutma (alıkoyma/hapis) hakkı verir. Kararda da, harici satış senedindeki imzanın davacıya ait olduğunun saptanması halinde, davalının fuzuli şagil sayılamayacağı, ecrimisilden sorumlu tutulamayacağı ve harici satış bedeli üzerinden davalı yararına alıkoyma hakkı tanınarak elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/gayrimenkul-hukuku/tasinmazin-harici-satisi.html, Yargıtay 1. H.D. E:2011/10723, K:2011/13497)