Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile yapılan temliklerde, saklı paylı mirasçıların tenkis davası açma hakkı genel olarak kabul edilir mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2013/1-77 sayılı kararında bu konuda nasıl bir değerlendirme yapılmıştır ve temlikteki asıl amacın tespiti neden önemlidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #239071

Ölünceye kadar bakma sözleşmeleri, ivazlı (karşılıklı edimleri içeren) sözleşmelerdir. Kural olarak, ivazlı sözleşmelerle yapılan temlikler tenkise tabi değildir, çünkü mirasbırakan malvarlığından bir değer çıkarırken karşılığında bir edim (bakım alacağı) almaktadır. Ancak, ölünceye kadar bakma sözleşmesi muvazaalı (görünüşte yapılmış) ise veya asıl amaç mirasçıdan mal kaçırmak olup, bakım edimi sembolik veya gerçek dışı ise, bu durumda saklı paylı mirasçılar tenkis davası (veya muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil davası) açabilirler. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2013/1-77 K. 2013/1007 T. 3.7.2013 kararında, '...somut olayda murisin davacılardan mal kaçırmasını gerektiren bir olgunun ve sebebin varlığı da kanıtlanmış değildir. Öte yandan ölünceye kadar bakım sözleşmeleri ivazlı akitlerden olup bu tür temliklerde tenkis hükümlerinin de uygulanamayacağı kuşkusuzdur. Temlikteki asıl amacın mirasçıdan mal kaçırmak değil; ölünceye kadar bakıp gözetme olduğu, muvazaa ile illetli bulunmadığı kabul etmek gerekir.' demiştir. Bu kararda, sözleşmenin gerçekten bakım amacına hizmet edip etmediği, tarafların gerçek iradelerinin ne olduğu ve mal kaçırma kastının bulunup bulunmadığı önemlidir. Eğer sözleşmenin asıl amacı bakım ve gözetim ise ve karşılıklı edimler dengeli ise tenkis davası açılamaz. Ancak mirasbırakanın asıl amacı bakım ve gözetim değil de, saklı paylı mirasçıları miras hakkından yoksun bırakmak ise (ve bakım edimi gerçekçi değilse), bu durumda saklı paylı mirasçılar Türk Medeni Kanunu m.565/f.1,b.3-4 hükmü çerçevesinde tenkis isteyebilirler. (Kaynak: oner.av.tr/olunceye-kadar-bakma-sozlesmesi-sakli-pay/, YHGK E. 2013/1-77 K. 2013/1007)