Düşünce ve ifade özgürlüğü hakkı, Türk Anayasası'nın hangi maddelerinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) hangi maddesinde güvence altına alınmıştır? Anayasa Mahkemesi'nin Ali Rıza ÜÇER (B. No: 2013/8598) kararında, bir tıp kurumu derneğinin internet sitesinde yayınlanan ve bir belediye başkanını eleştiren yazı nedeniyle tazminata mahkumiyet nasıl değerlendirilmiştir?
Düşünce ve ifade özgürlüğü hakkı, Türk Anayasası'nın 26. maddesinde ('Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti') ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesinde ('İfade Özgürlüğü') güvence altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesi, bu hakkı Anayasa'nın 36. (Adil Yargılanma Hakkı) ve 141. (Davaların Süratle Sonuçlandırılması) maddeleriyle de bağlantılı olarak değerlendirebilmektedir (makul süre bağlamında). Anayasa Mahkemesi'nin Ali Rıza ÜÇER (B. No: 2013/8598) kararında; Ankara'ya içme suyu olarak verilen Kızılırmak suyunun kanser vakalarına neden olabileceğine dair, başvurucu tarafından kaleme alınan ve üyesi olduğu Tıp Kurumu Derneği'nin internet sitesinde yayınlanan yazı nedeniyle, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı'nın açtığı tazminat davasında başvurucunun tazminata mahkum edilmesinin ifade özgürlüğü hakkının ihlali niteliğinde olduğuna karar verilmiştir. Bu karar, kamuyu ilgilendiren bir konuda bilimsel bir görüşün ve eleştirinin ifade özgürlüğü kapsamında korunması gerektiğini vurgular. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/bireysel-basvuru/dusunce-ve-ifade-ozgurlugu-hakki-anayasa-mahkemesi-aym-ve-aihm-kararlari.html, Anayasa md. 26, AİHS md. 10, AYM Ali Rıza ÜÇER Kararı)