Kişinin, herkesin görebileceği şekilde sokağı veya bir işyerinin dışını çeken bir güvenlik kamerası tarafından görüntüsünün kaydedilmesi, TCK m. 135 'kişisel verilerin kaydedilmesi' suçunu oluşturur mu? Bu tür görüntülerin 'kişisel veri' niteliği taşıyıp taşımadığı konusundaki hukuki tartışmayı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #23906

Bu konu hukuki tartışmalara açık olmakla birlikte, Yargıtay'ın genel eğilimi bu tür eylemlerin TCK m. 135'teki suçu oluşturmadığı yönündedir. Tartışmanın temeli şudur: Bir kişinin görüntüsü şüphesiz bir kişisel veridir. Ancak TCK m. 135, 'hukuka aykırı olarak' kaydetmeyi cezalandırır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/9669 E. sayılı kararında olduğu gibi, kamuya açık bir alanda (sokak, işyeri önü vb.) bulunan bir kişinin, özel hayatının gizli alanına girmeyen görüntüsünün, güvenlik gibi meşru bir amaçla kaydedilmesi eyleminde 'hukuka aykırılık' unsurunun oluşmadığı kabul edilmektedir. Yargıtay, bu tür görüntülerin TCK m. 135 anlamında özel olarak korunması gereken bir 'kişisel veri' niteliği taşımadığını, eylemin ancak özel hukuk kapsamında (kişilik haklarının ihlali) değerlendirilebileceğini belirtmektedir. Suçun oluşması için, kaydın kişinin özel yaşam alanına müdahale etmesi veya hukuka aykırı başka bir amaçla (gözetleme, taciz vb.) yapılması gerekir.