Bir şantaj suçunda (TCK m. 107), failin eyleminin basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemiyle işlenmesi durumunda, 6352 sayılı Kanun'un Geçici 1-b maddesi uyarınca yargılamada hangi özel usulün değerlendirilmesi zorunluluğu doğmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #23900

6352 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi, belirli bir döneme kadar basın ve yayın yoluyla veya diğer düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş bazı suçlar için 'kovuşturmanın ertelenmesi' adı verilen özel bir kurum getirmiştir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2015/24024 E. sayılı kararında, şantaj ve hakaret suçlarının bu yöntemlerle işlenmesi nedeniyle, sanığın hukuki durumunun bu geçici madde kapsamında yeniden değerlendirilmesi zorunluluğuna işaret edilmiştir. Bu, failin belirli şartları (3 yıl içinde kasıtlı suç işlememe vb.) yerine getirmesi halinde hakkındaki kamu davasının düşmesi sonucunu doğurabilen, lehe bir düzenlemedir. Mahkemenin, suçun işleniş biçimi bu kapsama giriyorsa, bu özel erteleme kurumunu uygulamayıp uygulamayacağını tartışması ve gerekçelendirmesi gerekir.