Türk Medeni Kanunu (TMK) madde 161 ila 167 arasında belirtilen boşanma sebeplerinden 'Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması' (şiddetli geçimsizlik) ile anlaşmalı boşanma arasındaki temel farklar nelerdir ve anlaşmalı boşanmada Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 22.02.1990 tarihli kararına göre avukatla temsilin duruşmaya bizzat katılım yükümlülüğüne etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #238992

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (TMK md. 166/1-2), genellikle çekişmeli boşanma davalarının dayanağıdır ve bu durumda taraflar boşanma ve fer'ileri (nafaka, tazminat, velayet vb.) konusunda anlaşamamışlardır. Anlaşmalı boşanma ise (TMK md. 166/3), evliliğin en az bir yıl sürmesi koşuluyla, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda anlaşmaları halinde mümkündür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 22.02.1990 T. 1990/10796 E ve 1990/2176 Karar sayılı ilamında, 'tarafların avukat aracılığı ile temsil edilmeleri halinde dahi hakimin tarafları huzura çağırıp bizzat dinlemesi gerekmektedir' denilerek, anlaşmalı boşanma davalarında avukatla temsil edilseler bile tarafların bizzat duruşmaya katılıp boşanma iradelerini ve protokol şartlarını hakime beyan etmelerinin zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Bu, hakimin tarafların iradelerinin serbestçe oluştuğuna kanaat getirmesi için gereklidir. (Kaynak: www.mesudebusrakucuk.av.tr/cekismeli-anlasmali-bosanma-davasi-nasil-acilir-bakirkoy-bosanma-avukati/, TMK md. 161-167, TMK md. 166, Yargıtay 2. H.D. 22.02.1990 T. 1990/10796 E, 1990/2176 K.)