Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun K.2022/8 sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkeme içtihatlarındaki değişikliğin, kesinleşmiş bir karara yönelik olağanüstü kanun yollarına (örneğin kanun yararına bozma) başvurma hakkı verip vermeyeceği konusundaki değerlendirmesi nedir? Bu değerlendirme, 'failin lehine yeni ceza kanununun geçmişe etkili olması' kuralıyla nasıl bir ilişki içindedir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu K.2022/8 sayılı kararında, 15.06.1949 tarihli ve 4-11 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'na da atıfta bulunarak, yargısal içtihat değişikliklerinin kural olarak geriye yürümeyeceğini ve yorum farklılığı sebebiyle içtihadın değişmiş olmasının, usul ve maddi hukuka aykırılık taşımayan kesinleşmiş bir karara yönelik olağanüstü kanun yollarına başvuru nedeni oluşturmayacağını kabul etmiştir. Mahkeme içtihatlarındaki değişim, yargı organlarının takdir yetkisi kapsamında olup, önceki çözümün tatminkar bulunmaması anlamına gelebilir; ancak bu, geçmişte verilen ve o dönemin içtihadına uygun olan kararların hukuka aykırı hale geldiği anlamına gelmez. 'Failin lehine yeni ceza kanununun geçmişe etkili olması' kuralı (TCK md. 7/2), maddi ceza hukukuna ilişkin bir ilkedir ve suç ve cezaları düzenleyen kanun değişikliklerini kapsar. Ceza muhakemesi hukukunda ise 'derhal uygulama' ilkesi geçerlidir; yani yeni usul kuralları yürürlüğe girdiği andan itibaren uygulanır ve geçmişteki usul işlemlerinin geçerliliğini etkilemez. YCGK, aynı durumun usul yasalarının yorumuna ilişkin içtihat değişiklikleri için de geçerli olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla, içtihat değişikliği, maddi ceza kanunlarındaki lehe değişiklik gibi geriye yürümez ve kesinleşmiş kararlar aleyhine olağanüstü kanun yoluna başvurma hakkı vermez. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/yargitay-ictihatinda-degisiklik-halinde-olaganustu-kanun-yoluna-basvuru-hakki.html, YCGK-K.2022/8)