Mirastan mal kaçırma (muris muvazaası) iddiasıyla açılan tapu iptal ve tescil davasında, işlemin muvazaalı olduğunun kabul edilebilmesi için Yargıtay içtihatlarına göre aranan temel koşullar nelerdir? Bu tür davalarda zamanaşımı veya hak düşürücü süre uygulanır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #238986

Mirastan mal kaçırma (muris muvazaası) nedeniyle tapu iptal ve tescil davasında, Yargıtay içtihatlarına göre işlemin muvazaalı olduğunun kabulü için genellikle şu koşulların varlığına bakılır: 1. Görünüşteki İşlem ve Gizli Amaç: Tarafların (mirasbırakan ve lehine işlem yapılan kişi) görünüşte bir işlem (örneğin satış) yapmalarına rağmen, asıl amaçlarının saklı pay sahibi mirasçıları miras hakkından yoksun bırakmak olması. Gizli amaç genellikle bağışlama olup, satış gibi gösterilerek tenkis davasından kaçınılmaya çalışılır. 2. Aldatma Kastı (Mirasçıları Zarara Uğratma): Mirasbırakanın ve işlemin diğer tarafının, diğer mirasçıları (özellikle saklı paylı mirasçıları) aldatma, onları miras hakkından mahrum etme kastıyla hareket etmiş olmaları. 3. Muvazaa Anlaşması: Mirasbırakan ile sözleşmenin diğer tarafı arasında, görünüşteki işlemin kendi aralarında hiçbir hüküm ifade etmeyeceğine veya asıl amaçlarının farklı olduğuna dair (yazılı veya sözlü) bir anlaşmanın bulunması. İspat açısından, satış bedeli ile gerçek değer arasındaki fahiş fark, lehine işlem yapılan kişinin alım gücünün olmaması, mirasbırakanın aile ilişkileri, gelenekler, tanık beyanları gibi unsurlar dikkate alınır. Mirastan mal kaçırmak amacıyla yapılan muvazaalı işlemler, baştan itibaren geçersiz (yok hükmünde) sayıldığı için, bu tür davalarda kural olarak zamanaşımı veya hak düşürücü süre işlemez. Dava, mirasbırakanın ölümünden sonra her zaman açılabilir. Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. (Kaynak: avmehmetgenc.com/blog/mirastan-mal-kacirma-nedir/35)