Türk Medeni Kanunu (TMK) madde 163'e göre 'küçük düşürücü bir suç işleme' nedeniyle boşanma davası açılabilmesinin şartları nelerdir? İşlenen suçun niteliği (kasten/taksirle), zamanı (evlendikten sonra) ve diğer eş için 'birlikte yaşamanın beklenemez hale gelmesi' unsurlarını açıklayınız.
TMK madde 163'e göre küçük düşürücü bir suç işleme nedeniyle boşanma davası açılabilmesinin şartları şunlardır: 1. Suç İşlenmesi: Eşlerden biri bir suç işlemiş olmalıdır. Bu suçun kasten işlenmiş olması gerekir; taksirle işlenen suçlar bu madde kapsamında boşanma sebebi sayılmaz. Ayrıca, hukuka uygunluk sebeplerinin (meşru müdafaa, zorunluluk hali vb.) bulunmaması gerekir. 2. Suçun Küçük Düşürücü Olması: İşlenen suçun 'küçük düşürücü' nitelikte olması gerekir. Bir suçun küçük düşürücü olup olmadığı, toplumdaki genel anlayışa, örf ve adete göre hakim tarafından her somut olayda ayrıca değerlendirilir. Metinde örnek olarak soykırım, insanlığa karşı suçlar, cinsel suçlar, hırsızlık, dolandırıcılık gibi suçlar sayılmıştır. 3. Suçun Evlendikten Sonra İşlenmiş Olması: Boşanma sebebi sayılabilmesi için küçük düşürücü suçun evlilik birliği kurulduktan sonra işlenmiş olması gerekir. 4. Birlikte Yaşamanın Diğer Eşten Beklenemez Hale Gelmesi (Çekilmezlik Koşulu): İşlenen küçük düşürücü suç nedeniyle, diğer eş için artık bu evliliği sürdürmesi ve eşiyle birlikte yaşaması ondan beklenemez hale gelmelidir. Bu, nispi bir boşanma sebebi olduğu için hakimin takdirindedir ve davacı eş tarafından ispatlanmalıdır. Bu şartların varlığı halinde, diğer eş her zaman boşanma davası açabilir. Ancak, suç işlemenin üzerinden makul bir neden olmaksızın uzun bir süre geçmesi veya suç işleyen eşin hoşgörüyle karşılanması durumlarında dava hakkı ortadan kalkabilir veya çekilmezlik unsurunun varlığı sorgulanabilir. (Kaynak: oner.av.tr/kucuk-dusurucu-suc-nedeniyle-bosanma-davasi/, TMK md. 163)