Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen saklama (vedia) sözleşmesi ile kefalet sözleşmesinin temel ayırt edici özellikleri nelerdir? (Metinde bu sözleşmelerin TBK'daki yerlerine genel bir atıf yapılmıştır, bu atıftan yola çıkarak genel bir ayrım yapınız.)
Metin, Türk Borçlar Kanunu'nun Özel Borç İlişkileri başlıklı İkinci Kısmı altında farklı bölümlerde yer alan sözleşme türlerine genel bir atıf yapmaktadır. Saklama sözleşmesi (vedia), TBK'nın 561-580. maddeleri arasında (metindeki atıf sistemine göre On Dördüncü Bölüm'de) düzenlenmiş olup, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı ve geri vermeyi üstlendiği bir sözleşmedir. Burada esas olan bir malın muhafazasıdır. Kefalet sözleşmesi ise TBK'nın 581-603. maddeleri arasında (metindeki atıf sistemine göre Yirmi İkinci Bölüm'de) düzenlenmiş olup, kefilin, asıl borçlunun borcunu ifa etmemesi riskini kişisel olarak güvence altına almayı alacaklıya karşı üstlendiği bir sözleşmedir. Burada esas olan bir borcun teminatıdır. Temel ayırt edici özellikler: Saklama sözleşmesinin konusu bir malın (genellikle taşınır) muhafazası iken, kefalet sözleşmesinin konusu bir borcun ifasının güvence altına alınmasıdır. Saklama sözleşmesinde saklayan malı koruma ve iade borcu altına girerken, kefalet sözleşmesinde kefil asıl borçlunun borcunu ödeme (veya ifa etmeme riskini karşılama) borcu altına girer. Saklama bir hizmet edimi ağırlıklıyken, kefalet bir teminat amacı taşır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tbk-saklama-ve-kefalet-sozlesmesi/ - metin doğrudan madde içeriklerini vermediği için genel hukuk bilgisiyle ve TBK sistematiğine dayanılarak cevaplanmıştır.)