Anayasa Mahkemesi'nin iş kazası sonucu maluliyet oranının belirlenmesine ilişkin bir davada, mahkemenin Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından daha yüksek tespit edilen maluliyet oranını, davalı taraf lehine 'usule ilişkin kazanılmış hak' oluştuğu gerekçesiyle dikkate almamasını ve başvurucunun ATK Genel Kurulu'ndan rapor alınması talebini reddetmesini 'mahkemeye erişim hakkının ihlali' olarak değerlendirmesinin temel nedenleri nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #238973

Anayasa Mahkemesi, söz konusu durumu mahkemeye erişim hakkının ihlali olarak değerlendirmiştir. Temel nedenler şunlardır: 1. Gerçek Zararın Karşılanmaması ve Davanın Anlamsız Hale Gelmesi: Başvurucunun maluliyet oranının ATK raporuyla daha yüksek olduğu olgusal olarak tespit edilmesine rağmen, bu durumun salt usule ilişkin (kazanılmış hak) sebeplerle değerlendirmeye alınmaması ve başvurucunun fazlaya ilişkin talepleri için yeni bir dava açmaya yönlendirilmesi, başvurucuyu gerçekte maddi hukuka göre sahip olabileceği hakkını aynı davada tam olarak talep etme imkânından yoksun bırakmıştır. Bu, açılan davayı anlamsız hale getirmiş ve başvurucuya ağır ve orantısız bir külfet yüklemiştir. 2. Teknik Konuda Kesin Öngörü Beklentisinin Haksızlığı: İş kazasına bağlı iş gücü kaybı gibi maluliyet oranının tespiti uzmanlık gerektiren teknik bir konudur. Davacının, dava açtığı sırada maluliyet oranının gerçekte ne olduğunu net bir şekilde öngörmesini ve talebini buna göre kesin olarak oluşturmasını/sınırlandırmasını beklemek, işin mahiyeti ve uyuşmazlığın niteliğiyle bağdaşmaz. AYM, usule ilişkin bu uygulamanın başvurucunun hakkını elde etmesini aşırı derecede zorlaştırdığını ve mahkemeye erişim hakkına ölçüsüz bir müdahale oluşturduğunu belirtmiştir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/maluliyet-oranina-itiraz-kazanilmis-hak/)