Anayasa Mahkemesi'ne göre 'makul sürede yargılanma hakkı' hangi anayasal maddeler kapsamında değerlendirilir ve bu hakkın ihlal edilip edilmediği değerlendirilirken hangi kriterler dikkate alınır? Derdest davalarda makul sürenin sonu nasıl belirlenir?
Anayasa Mahkemesi, makul sürede yargılanma hakkını Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen 'adil yargılanma hakkı' ve 141. maddesinde yer alan 'Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması' ilkeleri kapsamında değerlendirmektedir. Bu hak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde de güvence altına alınmıştır. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edilip edilmediği değerlendirilirken dikkate alınan kriterler şunlardır: Yargılamanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumları, delillerin toplanmasındaki güçlük, yargılamanın uzamasına başvurucunun önemli katkısının olup olmadığı ve yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatin niteliği. Derdest (devam eden) davalarda makul sürenin sonu, Anayasa Mahkemesi'nin ihlal kararı verdiği tarih olarak kabul edilmekte ve yargılamada geçen sürenin makul süreyi aşıp aşmadığı bu tarihe göre belirlenmektedir (Güher Ergun ve diğerleri B.B. No: 2012/13 kararına atıfla). (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/bireysel-basvuru/makul-surede-yargilanma-hakki.html, Anayasa md. 36, md. 141, AİHS md. 6)