Manevi tazminat davaları bölünebilir veya kısmi dava olarak açılabilir mi? Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/28178 E. sayılı kararı bu konuda neyi belirtmektedir ve bu durumun temyiz kesinlik sınırına etkisi nedir?
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/28178 E., 2017/5869 K. sayılı kararına göre manevi tazminat bölünemez ve kısmi dava olarak açılamaz. Kararın gerekçesi, manevi zararın (elem, üzüntü) niteliği itibarıyla bütüncül olması ve meydana geldiği anda tek bir zarar olarak ortaya çıkmasıdır. Acı ve üzüntünün zamana yayılarak bölünmesi ve parça parça talep edilmesi mümkün değildir; bir defada istenmesi gerekir. Bu durumun temyiz kesinlik sınırına etkisi şudur: Davacı, manevi tazminat talebini 'fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere' diyerek düşük bir miktarla açsa bile, bu bir kısmi dava olarak kabul edilmez. Davanın değeri, talep edilen miktar kadardır. Eğer bu miktar, temyiz kesinlik sınırının altında kalıyorsa, bölge adliye mahkemesi kararı kesindir ve temyiz edilemez. Davacı, alacağın tamamı bu kadarmış gibi dava açmış sayılır.