5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 93. maddesi ve İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 83. maddesi emekli maaşlarının haczedilebilirliği konusunda nasıl bir ilişki içindedir? Emekli maaşına hangi durumlarda haciz konulabilir ve banka kredi borcu için emekli maaşından kesinti yapılmasının hukuki dayanağı nedir?
5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi, sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödeneklerinin, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar (prim borçları) ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceğini, devir ve temlik edilemeyeceğini belirtir. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde icra müdürü tarafından reddedilir. İİK md. 83 ise maaşları, tekaüt maaşlarını (emekli maaşlarını) kısmen haczedilebilir mallar arasında sayar ve borçlu ve ailesinin geçimi için lüzumlu miktar düşüldükten sonra (ancak dörtte birinden az olmamak üzere) haczolunabileceğini belirtir. Ancak, 5510 sayılı Kanun özel kanun niteliğinde olduğu için genel kanun olan İİK'ya göre öncelikli uygulanır. Dolayısıyla, emekli maaşları kural olarak borçlunun muvafakati olmadan haczedilemez. İstisnaları ise; SGK prim alacakları (5510 md. 88) ve nafaka borçlarıdır. Ayrıca, borçlunun hacze sonradan rıza göstermesi veya hacze dair eylemsiz kalması (şikayet etmemesi) Yargıtay kararlarınca muvafakat kapsamında değerlendirilebilir. Banka kredi borcu için emekli maaşından kesinti yapılabilmesi, genellikle kişinin kredi sözleşmesi imzalarken verdiği bir taahhüde veya bankaya verdiği bir yetkiye dayanır. Bu durum, bir icra takibi sonucu hacizden ziyade, kişinin rızasına dayalı bir sözleşmesel yükümlülüğün ifası olarak kabul edilir. (Kaynak: or.av.tr/emekli-maas-haczi/, 5510 sayılı Kanun md. 93, md. 88, İİK md. 83)