Siyasi parti faaliyeti olarak değerlendirilebilecek basın açıklaması, miting düzenleme, bayram kutlaması gibi eylemler, 'silahlı terör örgütü üyeliği' suçunun unsuru olarak kabul edilebilir mi? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7026 E. sayılı kararında bu konuda nasıl bir ayrım yapılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #23882

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7026 E., 2017/3341 K. sayılı kararında bu konuda önemli bir ayrım yapılmıştır. Karara göre, terör örgütü yöneticilerinin talimatı veya KCK sözleşmesi gibi belgeler doğrultusunda gerçekleştirilen eylemlerin siyasi parti faaliyeti olarak kabulü mümkün değildir. Ancak, bir siyasi parti (somut olayda BDP) tarafından organize edilen ve kendi içinde şiddete çağrı veya terör örgütü propagandasına dönüşmeyen basın açıklamaları, anayasa referandumunu boykot mitingi, aday tanıtım mitingi, Nevruz veya Kadınlar Günü kutlamaları gibi eylemlerin, tek başına silahlı terör örgütü faaliyeti kapsamında kabul edilerek örgüt üyeliği suçuna delil olarak kullanılması hukuka aykırıdır. Mahkemenin, her eylemi ayrı ayrı değerlendirerek, hangisinin meşru siyasi faaliyet, hangisinin ise örgüt talimatıyla işlenen bir suç olduğunu ayırt etmesi gerekir. Meşru siyasi faaliyetlerin suç delili sayılması bozma nedeni yapılmıştır.