Gizli tanığın, sanık ve müdafiinin hazır bulunmadığı bir oturumda dinlenmesi, AİHS m. 6 ve CMK açısından savunma hakkının ihlali midir? Yargıtay, bu tür bir dinlemenin hukuka uygun sayılabilmesi için hangi koşulların sağlanması gerektiğini aramaktadır?
Gizli tanığın sanık ve müdafiinin yokluğunda dinlenmesi, tek başına bir hak ihlali değildir ancak sıkı koşullara bağlıdır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7026 E. sayılı kararında bu koşullar detaylıca incelenmiştir. Dinlemenin hukuka uygun sayılabilmesi için: 1) Tanığın kimliğinin gizlenmesi ve sanığın huzurunda dinlenmemesi için geçerli ve ikna edici bir gerekçe (tanığın güvenliğine yönelik ciddi tehlike gibi) olmalıdır. 2) Mahkumiyet, sadece veya belirleyici ölçüde bu gizli tanığın ifadesine dayandırılmamalıdır; ifadeyi destekleyen başka yan deliller bulunmalıdır. 3) Savunma tarafının yaşadığı dezavantajı telafi edici mekanizmalar sağlanmalıdır. Örneğin, sanık ve müdafiine, dinlemeden önce veya sonra gizli tanığa sorulmasını istedikleri soruları yazılı olarak mahkemeye bildirme imkanı tanınmalıdır. Bu koşullar sağlandığında, tanığın menfaatleri ile sanığın adil yargılanma hakkı arasında bir denge kurulduğu kabul edilir ve dinleme hukuka uygun sayılabilir.