Bir doktorun, acil servise gelen ve müdahale gerektiren bir hastayı, gerekli müdahaleleri yapmadan veya yeterli müşahede altında tutmadan başka bir hastaneye sevk etmesi veya taburcu etmesi eylemi, TCK m. 257 açısından nasıl bir suç teşkil edebilir? Yargıtay'ın bu tür olaylardaki yaklaşımını açıklayınız.
Bu eylem, TCK m. 257/2 kapsamında 'ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma' suçunu oluşturabilir. Yargıtay'ın yaklaşımına göre, acil servise gelen bir hastaya tıbbın gereklerine uygun müdahaleyi yapmakla yükümlü olan doktorun, bu görevini yapmaması (ihmal) veya geciktirmesi, görevinin gereklerine aykırı bir davranıştır. Bu ihmal sonucunda hastanın sağlığının daha da bozulması, tedavi sürecinin uzaması veya hak ettiği sağlık hizmetine zamanında ulaşamaması 'kişi mağduriyeti' olarak kabul edilir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2013/4857 E. sayılı ve Yargıtay CGK'nın 2017/278 K. sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, doktorun bu ihmali davranışı ile ölüm gibi daha ağır bir netice arasında kesin bir illiyet bağı kurulamasa dahi, görevini ihmal ederek hastanın mağduriyetine yol açması, TCK m. 257/2'deki suçun oluşması için yeterlidir.