657 sayılı DMK m. 125/E-g'de yer alan 'Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak' fiili, son derece genel ve soyut bir ifadedir. İdarenin bu maddeye dayanarak verdiği bir çıkarma cezasının yargısal denetiminde, mahkeme hangi ilkeleri göz önünde bulundurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #23867

Bu tür soyut ve genel ifadelere dayanan disiplin cezalarının yargısal denetiminde mahkemeler, özellikle 'ölçülülük' ve 'belirlilik' ilkelerini göz önünde bulundurur. 1) Belirlilik İlkesi: Mahkeme, iddia edilen fiilin, toplumun genel ahlak anlayışı ve memuriyetin gerektirdiği saygınlık ve güven ilkesi çerçevesinde, gerçekten 'yüz kızartıcı ve utanç verici' nitelikte olup olmadığını somut olarak değerlendirir. İdarenin sübjektif ve keyfi yorumları denetime tabidir. 2) Ölçülülük İlkesi: Fiilin ağırlığı ile verilen cezanın ağırlığı arasında adil bir denge olup olmadığı incelenir. Fiil, memuriyet vakarına aykırı olsa bile, en ağır ceza olan memurluktan çıkarma cezasını gerektirecek 'nitelik ve derecede' olup olmadığı tartılır. Danıştay, daha hafif bir disiplin cezası ile cezalandırılabilecek bir fiil için çıkarma cezası verilmesini ölçülülük ilkesine aykırı bularak iptal etmektedir (Bkz: Gaziantep BİM, 5. İDD, E. 2019/2778 K. 2020/1912 T. 28.10.2020).