DMK m. 125/E'de sayılan fiiller dışında, 'nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir' hükmü (m. 125/IV), Anayasa'nın 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesiyle çelişmekte midir? Bu hükme dayanılarak verilen bir çıkarma cezasının hukuki denetiminde nelere dikkat edilmelidir?
Bu hüküm, kıyas yasağını ihlal etmesi ve idareye geniş bir takdir yetkisi tanıması nedeniyle Anayasa'nın 38. maddesindeki 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesiyle çeliştiği yönünde ciddi eleştirilere maruz kalmaktadır. Anayasa Mahkemesi de benzer bir konuda (TRT disiplin yönetmeliği) disiplin cezalarının yönetmelikle düzenlenemeyeceğine, yaptırım konusu eylemlerin yasal düzeyde belirli ve öngörülebilir olması gerektiğine karar vermiştir (AYM, 14.06.2017, 2016/182 E.). Buna rağmen hüküm yürürlüktedir. Bu hükme dayanılarak verilen bir çıkarma cezasının hukuki denetiminde, idarenin kıyas yaptığı eylemin, kanunda sayılan fiillerle 'nitelik ve ağırlık' olarak gerçekten benzer olup olmadığı titizlikle incelenmelidir. İdarenin bu konudaki takdir yetkisi keyfi olamaz ve somut gerekçelere dayanmalıdır. Kıyas yoluyla, kanunda sayılan fiillerden daha az ağırlıktaki bir eyleme çıkarma cezası verilmesi, ölçülülük ilkesine ve hukuka aykırı olacaktır ve iptal sebebidir.